Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 3
» Son Üye: RasitTunca
» Toplam Konular: 448
» Toplam Yorumlar: 454

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 60 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 59 Ziyaretçi
Bing

Son Aktiviteler
Raşit Tunca Fotoğrafları ...
Forum: Raşit Tunca'nın Fotoğrafları
Son Yorum: RasitTunca
06-17-2022, 10:11 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 51
RASiDi EVRADI PRO13.918 R...
Forum: Raşit Tunca'nın Kitapları
Son Yorum: RasitTunca
06-13-2022, 07:17 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 70
RASiDi EVRADI PRO13.918 (...
Forum: Raşit Tunca'nın Kitapları
Son Yorum: RasitTunca
06-13-2022, 07:13 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 52

 
  Hikmet Nedir - Nerededir?
Yazar: RasitTunca - 06-09-2022, 12:21 PM - Forum: Tasavvuf Bilgileri - Yorum Yok


Hikmet Nedir - Nerededir?

(Kar©glanin 11 Temmuz 2016 Vaazi)

Allah, hem haram olani yaratti, hemde neden yasak etti - Günah olana müsade etdide, neden birde günah yasak diyor - Hikmet Nedir Nerededir?

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذَا رُجَّتِ الْأَرْضُ رَجًّا وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا فَكَانَتْ هَبَاء مُّنبَثًّا وَكُنتُمْ أَزْوَاجًا ثَلَاثَةً فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ

Sadakallahul Aziym VÂKIA Suresi 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9. ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İzâ ruccetil ardu reccâ, Ve bussetil cibâlu bessâ, Fe kânet hebâen munbessâ,Ve kuntum ezvâcen selâseten. Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymenet
Ve ashâbul meş'emeti mâ ashâbul meş’emet.
Meali :
O zaman arz (yeryüzü) şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmıştır.Böylece dağılıp toz zerrecikleri haline gelmiştir. Ve dağlar ufalanarak parçalanmıştır.Ve (o zaman) siz üç sınıfa ayrılmış olursunuz.İşte ashabı meymene [meymene sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) sağından verilen cennetlikler], (ama) ne ashabı meymene! Ve ashabı meşeme [meşeme sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) solundan verilen cehennemlikler], (ama) ne ashabı meşeme!

Sadakallahul Aziym VÂKIA Suresi 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9. ayetler

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنِ ابْنِ آدَمَ مَجْرَى الدَّمِ.

“Muhakkak şeytan kanın (bedende) dolaştığı gibi insanın damarlarında dolaşır.”

(Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ شَرِبَ مُسْكِرًا مَا كَانَ لَمْ يَقْبَلِ اللهُ لَهُ صَلَاةً أَرْبَعِينَ يَوْمًا.

“Allâhü Teâlâ, sarhoş eden herhangi bir şeyi içen kimsenin kırk gün namazını kabul etmez.”

( Hadis-i Şerif , Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Şarap (ve içki) bütün kötülüklerin anasıdır. Ve en büyük günâhlardandır.”

( Hadis-i Şerif )

“İçkiden sakınınız. Zira o bütün kötülüklerin anahtarıdır.”

( Hadis-i Şerif )

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَا إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا وَيَسْأَلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ الْعَفْوَ كَذَلِكَ يُبيِّنُ اللّهُ لَكُمُ الآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Yes’elûneke anil hamri vel meysir(meysiri), kul fîhimâ ismun kebîrun ve menâfiu lin nâsi, ve ismuhumâ ekberu min nef’ihimâ ve yes’elûneke mâzâ yunfikûn(yunfikûne) kulil afve, kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum tetefekkerûn.

Meali:

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 219 ayet

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû innemâl hamru vel meysiru vel ensâbu vel ezlâmu ricsun min ameliş şeytâni fectenibûhu leallekum tuflihûn.İnnemâ yurîduş şeytânu en yûkia beynekumul adâvete vel bagdâe fîl hamri vel meysiri ve yasuddekum an zikrillâhi ve anis salâti, fe hel entum muntehûn.

Meali:

Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

Sadakallahul Aziym MÂİDE Suresi 90 - 91. ayet

Kaldigimiz yerden yolumuza devam ediyoruz, gecen sohbette demişdik ki: artik kötüyü ve kötülügü, belayi ve karanligi zulumetide kucklama zamani demişdik ki, hani bazen insan yorgun düşerde, akşami özler, akşam olsada bir yorganima sarilsamda yatsam der ya, işde belada karanlikda öyledir, gün dönüpde ve geceye dogru yönünü tutunca, ve dünya güneşe sirtini dönüpde uzaga dogru yolunu tutunca, artik onun cekdigi zincir ve urgan artik karanliga dogrudu.r kuyuya kovaya sallayan zincir ile, boş kovayi sallarken kolayca sallarsin amma, suya daldiripda doldurdugun kovayi cekmek artik güc kudret ister. işde size zikir evradimizi verdik amma, ve binen gemiye bindi, ve aldi zikri kabul etdi, amma işde trenin ön lokomotfi eger güclüyse, elli tane arkasindaki vagonu cekebilir, amm işde bayira gelince "kazma sapi kürek sapi - kazma sapi kürek sapi der zorlanir" bayiri cikinca ise "hak ettik bok etik - hak ettik bok ettik" diye hizlanirde gidermiş, işde aynen öyle biz bu trenin lokomotifi gibiyiz ve biz cektikce siz cekceksiniz ardimdan geleceksiniz, bayir aşagi inerken ise, arka lokomotifiler HIZLANIP ön lokomotifide iterler, sanirlar kendileri cekiyor bu treni, halbuki treni lokomotif ceker, bu sefer onlarda arkdan itince, kolay yolda, motor hizindan daha fazla hizlanir cünkü itme kuvvertide birleşince doppel HIZ amma, bayir yukari gelince, hem kendini eckecek hemde birde ardina takilan binlerscesini, yani ey sofilerim bazen olur zikir durur gibi olur, üzülmeyin, yani bayira gelince bazen tren durcak gibi olur, amma rabbim güc taket verirse tirmaniriz inşallah bu yokuşuda, üzülmeyin. bu zikir ahlak halini alincaya kadar devam, birakmak yok, bir gün olmazsa yarin olur elbet, sabir rayina oturcak amma zaman gerek. insan bir inşaata başlar tuglacidan tugla gelcek, kum ocagindan kum, cimento fabrikasindan cimento, ve bunlarin olmasi yetmez, harc makinesi, su ve insan gücü ve akli, ve en sonunda evin planini cizen bir mühendisin yolunu takip ede ede, bir bir bina inşaa edilmeye başlanir. ve o plani okuyabilen bir ustaya ve ona yardimci ameleyede ihtiyaca var. yani öyle cart diye ev yapilmadigi gibi, bu yolu rabbim bize cizdirdi amma, tam rayina oturmasi icin, mahmut tuncerin dedigi gibi: "bakkal amaca bakkal amca, unun varmi" hikayesi, ve sizlerin hepinize ihtiyacim var bu yolda. helvacisindan, cimentocusuna, demircisinden, aşcisina dişcisine kadar, yani woltran öyle kolay kurulmuyor. nuh a gemi yap diyen rabbim, neden ona gökten bir gemi indirmedide, nuhun gemi yapmasini istedi, ve senelerce süren geminin inşaatini bekledi tufan icin. tufan öyle bilmem falanci gezegenin carpmasi falan filen diyenler var, böyle bir düşünce ahmaklikdir, cünkü tufani rabbim önceden haber verdimi? verdi. sonra gemiye başlandimi, taaki gemi yapildi, sonra ise birde gemiyi doldur denildi, ve hepsinden alip gemi dolunca, rabbim start verdi tufan haydi cik ve bunlari helak et dedi, yoksa öyle bir uzay haraketi falan degil, planli projili bir mühendisin elinden cikma bir inşaat gibi, o tufanda, nuh un ve rabbimizin elinden cikmiş bir projenin hayata gecrilimesidir o. yani Allah gök e emredince nuh a yardim et diye ,evet gezegenler yildizlarda elbet itaatker bir asker olarak nuh a itaat edip işde tuifani yaptilar, ve gök sanki yarildi, ve yerde delindi ve su kaynadi ve o olay burda degil dedikya neptunda oldu, ve neptun artik bir daha eski haline gelmedi, işde o gemi ile nuh ve ümmeti neptünden alinip dünyaya indirildiler, amma bizden sonra yer yok, yani son durak dünya, ve burdan sonra gidecek başka bir gezegen ve yildiz yok, o yüzden bu lokomtifin son wagonu, ister kabul edin, isterse etmeyin, artik kacacak göcecek yer yok, önümüz güneş, ardimiz karanlik dip kuyular ve işde dünya 21 hazirani gecince, yönünü karanliga dogru tutup, güneşe sirtini döner, ve uzak köşeye dogru gider, ve tam menizlden cikacakken, eger geri döndürlürse, bu sefer işde winter yani kiş menziline yol alir, yani kiş menzili artik dünyanin yönünü tker güneşe dönüpde, güneşe dogru hareketi demekdir . ve Nuhun gemisinde nasil aşcisi kuşcusu berberi lazimsa, benim gemime binenlerdende, aşcisindan kuşcusuna, berberinden doktoruna herkes lazim, yoksa bu grup büyük inşallah ve ve yol uzun.
ve işde Allah, başta yazdigmiz ayette buyuruyorki "ickidede faydalar var, amma zarari ,faydasindan cok" diyor ki yani onun faydasindanda faydalanmak lazimdir, icki tamamen memnu, yasak, haram olmaz. yine bunu kim kullanmiş, yine o kafir dedikleriniz ilaclarda ve yaralari temizlemede mesala alkol kulllanirlar, yani öyle olunca, Rabbin sözü hak, yani ickinin veya alkolunde faydasi var ve biz ona bundaki yaratma hikmeti diyoruz işde, sen onun faydali tarfinida keşfedip ondanda faydlanabilirsin yoksa gerici bir müslüma, icki yasak, azi cogu yasak der ve TIBBIN en önemli malzemesi olan alkolun faydali tarafinida kullanmak aklina bile gelmez, cünkü mümin icin kirmizi dur demekdir, o illa dur demek olur, yani öyle olunca ondan iyi birşey cakabilcegini hesap etmez, ve işde kafir gibi böyle bir cesaretede ihtiyac varki, işde onun cesaretide, yasaklara karşi, haramlara karşi, yani yasaklara dogru zulumete dogru, gidip güneşe sirtini dönüp karnlikdanda faydalanabilmek gayesi güden bir akil, yani müminin akli karanlikdan faydalanmayi hesap etmez, cünkü onlara zulum ve zulumet yasak yani. o yüzden rabbim müminlereine buyuruyorki bir garip hal gördün veya olay ile karşilaşdin yani hirisizilk eden bir mümin gördün ve şaşdin, şaşma Allah onun icine ne hikmet gizledi, rabbim daha iyi bilir, bu yüzden buyuruyorki rabbim:
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr.

Meali :

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.ve acayipliklere karşi “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.

(ÂLİ İMRÂN Suresi 191. ayet)

ve dedikki melkler itaat etmek kabiliyetinde yaratildilar amma, ve secde etiler. oysaki şeytan isyan üzre halkolmuş ve secde etmemiş, o yüzden dedikki, her element kolayca bükülürken demir elementi egilmeyen, kolayca egilmeyen bükülmeyen, onun o isyani olmasa idi, ve hatta bunda karrali olmasa, az sonra egilse idi, yine demir demir olmazdi, onun tabiati, yani fitrati egilmemek üzre halkolmuş, sen bunu bilmezde "Allahda madem şeytani niye yaratdi" diye günaha girme, ona da Allah hikmet gizlemiş, sen bilmiyorsun diye, sanma ondaki hikmeti herkes bilmiyor, ve sana düşen hikmetini bilmedigin meselede işi Allah birakmak ve demekki

رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr

MEALI :

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.

(ÂLİ İMRÂN Suresi 191. ayetten pasaj)

işde biz bu ayetide zikrimize duamiza kattikki, okudukca okudukca, inşallah rabbim hikmet pinarlarini gönlünüze aktirirda, artik o acayip sandiginiz bazi şeyleri de anlamanizi saglar. ve dedikki kuyuya zincir ile kovayi saldin ise, ve suya degdi ve daldi doldu ise, onu birde geri cekmek lazim, ve zenciri ve kovayi daldirmak icin, serendeki zinciri aşagi aşagi cekerken, bu sefer dolunca yüklü kovayi ve zenciri bu sefer tam ZIT istikmate cekmek gerekir ki, dolu kovaya sahip olabilesin degilmi, öyleyse sevap işleye işleye aydinliga vardinsa, bazen uyuşukluk, bazen hata, bazen günah ile, bu sefeer ZIT istikmete gitmiş olursun, ve bunu dünya denen ve cemadat cinsinden olan, dünya denen varlik, her 24 saatte bir yapiyor, yani bir gece bir gündüz oluyor, yin eher senede bir, bir yaz bir kış oluyor, hic dünya hep güneşin dibinde durursa sonbahar gelirmiki, yine hep sevap işlersek insanligin, insan olmanin hikmetini nasil anlayacagiz degilmi, cünkü insan günah işlemezse meleklige yükselir, amma insan melek degildir, bazen günah işler ve hata yapar, ve o yüzden rabbim bizzat kuranda diyorki ey insan deki :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا

rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.

MEALi :

“Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak hata yaparsak bizi sorumlu tutma!

(BAKARA-286. ayetten pasaj)
işde bu ayetide zikrimize kattikki, bu ayetin ve hikmetin SIRRI aciga ciksin.

Madem hic günah işlenmiyecek ve Allahin muradi bizim hic hata yapmamiz olsa idi, niye kuranda bize bu ayeti yazsin bildirsin degilmi. öyleyse hikmetini bilmediginiz meselelere burnunuzu sokmayin ey mehdi askeleri. nitekim HIZIR musanin şeriatine uymayan işler tutunca razi gelmedi, ve itiraz etdi ve hikmet ilminden mahrum kaldi, oysaki HIZIRIN yaptiklarinda gizli SIRLAR vardi, onlarda bazi hikmetler vardi, ve peygamber olsan hemde kelamullah lakabli peygamber olsan, hikmetini bilmedigin işler olabilir, sen bilmiyorsun diye, o yanliş degildir, sadece belkide sen bilmiyorsun, belki herkes ondaki hikmeti biliyor olabilir degilmi ve o yüzden

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تَكْرَهُواْ شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تُحِبُّواْ شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ وَاللّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ

Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn.


MEALi :


Öldürmek sizin icin kerih gösterildi oysaki , Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Hikmetini Allah bilir, siz bilmezsiniz.

(BAKARA-216. ayet)



Hikmet için değişik tarifler getirilmiş, farklı mânâlar verilmiş. Bunlardan birkaçı şöyle:

HiKMET Nedir :

“İşleri en doğru ve en uygun biçimde yapmak.”
“Eşyanın hakikatinden bahseden ilim.”
“Eşyada gizli ilâhî sırlar ve gayeler.”
“Amelle beraber ilim.”
“Faydalı ilim ve salih amel.”
“İnsandaki akıl kuvvesinin istikamet üzere ve aşırılıklardan uzak olma mertebesi.”

ve insanoglu melegi ve faydali şeyleri kolayca kabul eder, amma şeytani ve zararli şeyleri kabul edip okuyamaz, ve onlarin hikmetini avamdan biri anlamaz, ve onlari sadece kötü sifati ile atfeder, oysaki Allah yilanin zehirinde şifa yaratandir, ve yilani kötü diye atfedince ona sokulamayan insan, onda şifa sakli oldugunuda bilemez bulamaz, oysaki öyle bir cesaretli insan lazimki, kötülügü ve kötüyüde araştirsin ve hikmet ehli olan süleyman ve davuda, şeytnlari asker vermiş , cenabi hak, bunu avam anlayabilirmi, şeytaninda caliştirilabilceginizi anlayabilirmi, şeytan sadece kötüdür ve düşmandir diye algilayan birisi süleymaanin hikmetini cözemez, ve o zman zincirde süleyman ve davud olmayinca, hakka vasil olmadaki seyri sülükdeki iki halka eksik olunca, ordan öteye gecemezki insan, ve davud ve süleyaman, şeytan ve cinlerden fayda gördüyse sen ben niye fayda görmiyelim, ey ahmak insan.

Hz. PeygamberBuyuruyorki:

“ilim ve Hikmet, mü’minin kaybolmuş malıdır; onu nerede bulursa alsın”

(İbn Mâce, Zühd 15; Tirmizî, İlim 19)

"Hikmetin konuşulup yayıldığı meclis, ne güzel meclistir."

(Dârimî, Mukaddime 28 )

"Bir ilim meclisine oturup hikmetli söz dinledikten sonra, bu meclisten bahsederken işittiği şeylerin sadece kötü kısımlarını anlatan bir kimsenin misali, bir sürü sahibi çobana gelip: 'Ey çoban, süründen bana bir koyun kes!' deyince, çobandan: 'Git, en iyisinin kulağından tut al!' iznine rağmen, gidip sürünün köpeğinin kulağından tutan adamın misalidir."

(İbn Mâce, Zühd 15; Ahmed bin Hanbel, 2/252)

"Hikmetin başı Allah korkusudur."

(Tirmizî; Feyzu'l-Kadir, 3/ 574; Beyhakî; Deylemî; Keşfu’l Hafâ, 1/421; İbn Merduyeh; İbn Kesir, 1/242)

"Yalnız iki kişiye hased (gıpta) edilebilir: Bir adam ki Allah kendisine hikmet vermiştir, o adam bu hikmet gereğince hareket ediyor ve bunu başkalarına da öğretiyor ve bir adam ki Allah kendisine mal vermiştir, o da malı Hak yolunda infâka/harcamaya koyulmuştur."

(Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 47, hadis no: 267, -815-; Buhârî, İlim 15, Ahkâm 3, Zekât 5, İ'tisâm 13, Tevhid 45, Temennî 5; İbn Mâce, Zühd 23)

Rabbim ahirzman ümmeti, mehdi cemaatine, Hikmetle bakmak, hikmetle konuşmak, hikmetle susmek , hikmetle düşünmek nasip etsin. ve hikmetini bilemediklerine karşida isyan etmek degil "rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılân, subhâneke fekınâ azâben nâr" demeyi nasip etsin.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne, Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 11 Temmuz 2016 Pazartesi

Original Kar © glan

Bu konuyu yazdır

  Mutmain makamina, allahi zikir ile cikabilir insan
Yazar: RasitTunca - 06-09-2022, 12:20 PM - Forum: Tasavvuf Bilgileri - Yorum Yok

Eger Kalpler ancak zikir ile tatmin oluyorsa o zaman mutmain nefis makaminada, ancak allahi zikir ile cikabilir insan demekdir

(Kar©glanin 30 Aralık 2016 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

"أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوب

ela bizikrillahi tatmeinnül kulüp

Kalpler ancak ALLAH’ı zikir ile mutmâin olur"

Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 28. ayetten pasaj


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular


( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Menâkıp, 69)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

ela bizikrillahi tatmeinnül kulüp - Kalpler ancak ALLAH’ı zikir ile mutmâin olur"

Eger Kalpler ancak zikir ile tatmin oluyorsa o zaman mutmain tatmin olmus doygun nefis makaminada, ancak zikir ile, allahi zikir ile cikabilir insan demekdir.

Muhammed kelimesinde ses yükseltilmez.yükseltilemez.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

Ya eyyuhâllezîne âmenû lâ terfeû asvâtekum fevka savtin nebiyyi ve lâ techerû lehu bil kavli ke cehri ba’dıkum li ba’dın en tahbeta a’mâlukum ve entum lâ teş’urûn.
Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

Sadakallahul Aziym HUCURAT Suresi 2. ayet
Allah muhammed kelimesini öyle bir SIR koymuş ki Muuuuuuuu diye okusan sesi yükseltemezsin muhaaaaaaa diye okusan yine olmaz yükselmez muhammmmmmmm desen yine yükselmez ve muhammeeeeee desen yine olmaz muhammedddddddddd desen yine yükselmez ve piramitteki üst alt ilişkisi ile Allah en üst, muhammed ondan altta ve o herzaman bir alt perdeden okunur, öyle olunca bizler muhammed ümmeti ise, onunda altinda olanlariz ve bizlerin bu muhammedin tonunu gecmemiz yasaklanmiş, nerede muhammedin oldugu yerde. peki bu bir ayet ise, bu sadece onun vaktindeki insanlar icin olan bir ayet olamaz, ayetler globaldir, öyle olunca muhammed kelimesi gecen yerlerde onun tonunun üstüne cikmak yasakdir gibi bir durum olur yani, yani perde farki, onun perdesini koyup gecmemek, aynen Pascalsche Pyramide de oldugu gibi


Bugün inernetin alti yaşindaki cocugun eline kadaer düşdügü bir cagda resim ararken bilmem şarki ararken komik video ararken birden ciplak bir resime ve sonra onu
acinca binlerce ciplak resime videoya varan bir sistem var iken, ve dün playboy dergisini alipda, bir kadinin mayolu resimine bakmak bile bir bütce gerektirirken bugün
cogunun elindeki cep intenetinde bile her an bedava hizmet halinde duruyor bunlar, ve buna rastlamamak mümkin degilken, ve herkesin s e x fimi veya s e x resimleri gördügü ve
a.. nedir s.. nedir tikismek nedir canli canli gördügü bir cagda haala millelti leylek masallari ile kandirmak ahmaklikdir. ve evet edep, edep biraz amma, aliminden cahiline herkesin evine giren bu internette s e x filmi seyretmeyen kalmamişken beni bunlara bakmiş diye günah kecisi ilan eden dangilin taa .....
Daha dün alimin diyen biri vaaz ediyordu nakşi bir alim biri, rüyasinda gördüklerine inanipda, ben gazete okudumda, bilmem hergün girdigim kaplicam var idi, gazete okumam yüzünden, bugün yok diye, rüyasindaki kapilcasina inanan alimlerin babalari, tv kanali, intenet sayfasi acmişken, dün tv gazete memnu yasak derken, bugün bu mecraya şeyhleri babalari bile girmişken, bu kanlain ve safalarin admini olan bu adamlar hicmi googlede resim aramadi, resim sayfasinda ilgi cekici bir s e x videso veya resimi hep cikiyor, öyle olunca şeytanda dürterse fisteklerse, ordan oraya, ordan binlercesinin oldugu sayfaya varmak mümkin, dün parali aç aça dansöz karilarin göbek dansina gitmek icin para ödeyen, hemde ne icin kadin mayolo dans etcekde, ona bakacagiz diye para öderken, asker olupda ac aca bakmayan varmi, yine dün para ile iken, hem bedava hemde bugün sadece baldirina bacagina degil girip cikişina bakabiliyon kardeşim.

öyle olunca herkes bu boka belenmişken, beni günah kecisi ilan etcek ve eden alimin aklina s i c a n ben. Tamam siz gözlernizi yumun, kafanitz kuma gömün, onlari görmemek icin kardeşim, ben yummuyon, görünce, ihtiyac olunca, bazen acip bakiyon bile .
Herkes bamya, sümüklü bamya sevecek diye birşey yok, bazisi sevmeyebilir, sen sevmiyon diye, sümüklü bamyayi inkar edemezsin, anladinimi dangil, sen seyretmiyon diye bu filimleri internete silemezsin,ve hatta ben, şu, bu, o, biz sadece seyrederken, bazilari bunlari, bu fiilleri yapiyor, ve filmini ceken yapan birlieri bile var. Bir dükkanda markettene olmazki, herşey vardir amma, sen senin ihtiyacin olani alirsin, ve parana göre alirsin, ve bu dükkan, ahir zaman dükkaninda, da iyide var, senin kötü sandiklarinda var, istersen alirsin, istemezsen gözünü yumarsin, kafani kuma gömmekle birşey olma sorun cözülmez, sadece sen görmezsin etrafini, halbuki alti yaşindaki cocukda gördü bunlari artik anladinmi a h m a k.

Allah elmayi bir kere de yaratmiş yani vay yanliş olmuş, silende kanadini düzelten, bilmem sapi olmamiş yeniden düzelten diye birşey yok, yani keci bir kerede, koyun öyle, armut öyle, dünya öyle, jüpitrer öyle, amma angutlar diyorki "anonakiler" denen tanrilar uzaydan dünyaaya geldiler ve insani yaratmadan önce geni hayvanla kariştirmişlarda, atinsan balik insan, falan filan meydan gelmiş, ve en son denemede insani bulup, ademi onlar yaratmiş diye, şeytan akliyla, fikir üretiyorlar.Lan dangil atinsani insanla kariştirdi diyleim yani bir ata varmiş birde insan varmişda, bu ahmaklarbu ipneler kariştirip genle oynamiş demek olur o sadece, o yüzdende helak olmuşlar demek olur, o mu kitasinin helak oluşu yani, kariştirdi derken, ati yaratan kim, at orjinal degilmi angut, ati kim yaratti, elmayi kim yaratti, elmada bir yanlişlik varmi, sapi eksik cükü eksik diye birşey varmi? deneme yanilma varmi, yine atin yaratilişinda bir bozukluk varmi, bir eksiklik varmi d a ngil t ro t tel ,zaten o batan ümmetlerin batma sebeblerinden biride bu sapitmalar işte, Allahdan başkalarina tapinma ve,o dangillerin tanrilik ve Allahlik idiialari yüzünden. Herhalde bu yüzyilda yine başmiza gelecekler var ki, yine bu dangil cinler, bazilarina g ö t lerinden böyle fistekler sokuyor, tanri icad ettiriyor bunlara dangil köpeklere.

NOEL KUTLAMAK CAiZMiDiR

Noel meselesi, lan dangil, noel kutlanmaz diyen cahil dinci, cahil sofu, sen muhammedin dogum gününü kutluyon oluyorda isa da bunlarin peygamberi onlarda noelde o nun dogum gününü kutlarlar, onlarin bayrami Araligin 24 veya 27 sidir iki ayri görüşe göre,kadinlar günü, köpekler, günü sakatlar günü varda, bugün Hz Ademin dogumunu bilsek, onuda kutlariz , bilmem ne günlari kutlaniyorda Hz. Adem inkini Hz. isa ninkini niye kutlamayalim degilmi, cahil sofi, işde bilgisiz a h mak bunu bilmediginden, gavurlara uymak olmaz diye fetva verir. isa kim? ulul azim peygamber degilmi, niye kutlanmasin onun dogumu lan, gavur kim? isa nin dogum gününü bilipde onu kutlayanmi gavur oldu, bizler ise bizim görüşlerimize göre ise, isa nin dogumu yine 1 ocakdir, miladi takvimin başi isa nin dogumunu ele almiş diye biliriz hepimiz, o rivayet isavilerde zayif kalmis, amma haala yine silvester diye kutlarlar, sen bilmiyorsan onlar biliyorsa kutlamak nasil caiz olmaz ahmak cahil. bizler ise yeni yil diye kutlariz, halbuki aynen yahudilerin cumartesiyi tatil etmeyi becerememelerine ragmen, musadan binler sene sonra, cumarteside dogal tatil, pazarda tatil yapildi, başardilarmi artik onlarda tatil yapmayi? başardilar hemde Allah sadece onlara yasak koymamiş bizlerede tatil vermiş, ve yeni yilda isain dogumu da dogal seleksiyonla herkese kutlatilir, cünkü Allah onu kutluyor kuranda da o bunu söylüyor ve o kutlayinca herkesde kutlamiş oluyor

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا

Ves selâmu aleyye yevme vulidtu ve yevme emûtu ve yevme ub’asu hayyâ.

isa dediki “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm Kutlama (esenlik verilmiştir).”
MERYEM Suresi 33. ayet

Lan dangil, cumartesim yasagi ile sana, 5 gün caliş iki günde de tatil yap dinlen diyor Allah, kötümü diyor, bunu o gün anlamadilar, bugün hafta sonu dört gözle bekleniyormu bekleniyor, allahin muradi buydu zaten, bunu yapsinlar istedi, amma o gün bu tam manasi ile anlaşilmadi, bugün mehdi vakti, ve herşey artik kazanilmiş vaziyette, yine zekat nedir? zekat demek ile devlete vergilendirme yasasinin konulmasini istedi Allah, yoksa bunun başka bir manasi yok, o gün bunu başaramayan salebeden muhammed ne istedi, gidin öşür alin gelin dedi, yani vergi vergi, vergi kardeşim. ve bu gün bu zekat bütün dünyaca işletilen bir sistem yani vergilendirme sistemi, peki bu kötümü yani, allah bunu murad etti yoksa zenginin fakirin sirtina yük yüklemek degil ve zekat ve vergi ile işde o gün Hz ömerin maaaşi,bugün bütün devletlerde evela o devletin yönetimideki meclisin maaşi cikiyor, yine o para yeri geliyor yol oluyor o para, yeri geliyor köprü oluyor, yani vergilendirmenin faydasi bunlar. yani zekat işde bu, bundan başka zekat arayan ahmakdir zaten, daha ne? amma işde devletin o vergiler ile yine fakiri fukarayida gözetmesi şarttir, o verginin nerelerde harcanacagi kuranda bildirilmiş,
------
Çam agacina gelince, Noel baba hikayesi, o noel baba falan degildir, asli ise : sen isa şama inecek diye rivayet duymuşsun, onlarda bunu sagir anlamaz yakiştirir hesabi ile, şami Çam sanmişlar, ve isa Çama incek diye, evlerine Çam agaci diker olmuşlar, isa incekdir halbuki, bunun ege bük,e kulakdan kulaga oyunu gibi, buradan kalem deyip sinifin sonunda elma cikdigi gibi, onlardaki riavayetde öyle olmuş, ve isa yerine, hediye getiren noel baba olmuş, halbuki onlar yillardir isa yi beklerler, incek olan, gökten inecek olan isa dir. Noel Baba neden bacadan iner? bunu bizim uydurma hadislerle dini bozmak isteyen şeytan uşaklari gbi, onlarinkinide bozan şeytan, böyle işde bacadan noel baba incek, hediye getircek diye bozmuş, halkbuki yillardir "isa gökden inecek" diye bizde onlarda inaniriz, o yüzden noel baba kapidan degilde gökten geyiklerle gelip bacadan iner, halbuki o isa olcakdi işde, yani inecek bir tek kimse var, oda isa, yillardir beklenen isa, o da işde yine cok bozulmuş Noel Baba olmuş, O zeytin dalina veya zeytin dagina incek diye rivayet varken, cünkü nuhun gemisne ucarak gökden inip binen bir tek zeytin var ve zeytin isa yi ölümsüzlügü temsil eder, ve ömrü uzun tek agacdir, öyley,se isa zeytin olurda dünya inerken, bunu alip egip büküp , zeytin agac ve israildeki agac, orda cam yokki fazla, onu avrupaya ihrac edince, amerikaya ihrac edince olmuşmu sana Çam agaci ve Türklerde yine sagir anlamaz yolu ile Çami şam yapmişlar, halbuki işde zeytini yiyince bizlerde isa tecelli eder, yani omega gezegeninden olan isa, bizdede ondan bir parca meydan gelir, yani onun ana maddesi omega vitamini ve isa icimizde olmuş olur, ve ondan meydana gelen can isa olur, o hep icimizde aramizdadir zaten, ölümsüzlük gezegenin padişahi omeganin padişahi.
[Resim: 148310229800241.png]
----
BAZEN SÖZÜNDEN CAYMAKDA iBADETTiR
Bir nükte ile anlatalim olayi : Sen bir bilet aldin, ve bir sözleşmen var ona yetişceksin ve mesela viyanada buluşacaksin birileri ile, ve seni bekliyorlar, amma tam ucaga binmeden haber aldin, ucak kacirilcak, yada ucak düşürülcek, haala benim sözüm var, ben bu ucaga binecen diye diretipde, binip gebermek mi istersin, yoksa ölümden kil payi kurtulmak icin, akillilik edip, o bileti iptal mi edersin,sözünden cayarmisin, orda bekleyenlere ben gelemiyecen mi dersin, yine atam ceddim Hz Hüseyine yapilanlar varken, yani hem cagirip hemde ona ip ne lik kah pe lik eden kah pe düşman varken, yigitlik sökmez.
" düşman kahpe ve kancik ise, senin yigitligin mertligin sökmez, hz hüseyin gibi seni öldürü gecerler azizim," yine hz muhammed tam 70 tane yetişmiş ögretmen askeri, istek üzerine yolladigi bir memleketin yolunda, pusuya düşürüp öldürdüler. muhammed haberini alsaydi bu suikastin, yollarmiydi onlari ölüme ha, ne sözü, ne sözünden dönen ip nedir kan cikdir laflari!!!!!! sik mi şim ben öyle sözü.
[Resim: 148310430004091.png]

" düşman kahpe ve kancik ise senin yigitligin mertligin sökmez, hz Hüseyin gibi seni öldürür gecerler azizim,"
soğuga, ateşe birde kahpe düşmana yigitlik mertlik sökmez.

Atam ceddim Hüseyin sözünde dönmedide ne oldu, kendinin şehit oldugu yetmedi, kendi ile birlikde neredeyse muhammedin tüm soyunu kurutturcakdi, muhammed soyu diye bir soy kalmayacakdi, neden, mertlik taslamakdan. yani tarih ders almamiz icin ibretlikler verir, sen ibret almaz isen, elini elli kere sobaya degdiren, yakan anlamayan, ders almayan ahmak cocuk olursun. ve muhammed dedi "müslüman bir delikden iki kere sokulmaz" yani bazen caymakda ibadettir azzim.
Allah kanununda ateşe yakar kurali koymuş, fakat ibrahimin inadi yüzünden ne yapmiş sözünden caymiş "ey ateş ibarahimi yakma" demiş, sözünden caymiş işde lan, ateş yakarmi yakar, elini sok baken ateşe, amma işde Allah ibrahimi icin sözünden caymak durumunda kalmiş mi kalmiş. Buna senelerdir mucize diyen ahmak, meselyi anlamazda anlatir durur, lan dangíl uyanik ol sende, Allaha yardimci ol, başini belaya sokupda, sonra yetiş rabbim deyip, mucize bekleme, ileriye bak cukurmu var, tuzakmi var, suikastmi var, tedbirni al dengil trottel.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular:

“İlk peygamberlerden itibâren halkın hatırında kalan bir söz vardır:
Hayâ etmedikten sonra istediğini yap!”

( Buhârî, Enbiyâ 54, Edeb 78 )



m.... hocaaa dur orda biraz! muhammed ne dedi utanmiyorsan istedigini yap dedi ve bu s.. filmi videoso cekenler utanmiyor, resmen teşhir ediyor, bizde bakiyorsak ve yaziyorsak, bu utanc meselesi ile degil be azizim. o zaman "utanmiyorsan" bu kelime öyle alalede secilmiş bir kelime degil azizim, onlar utanmadigi icin yapabiliyor, utanan birisi yapabilirmi, ve kendi arzu istegi ile veriyorsa, "ikrami geri cevirmeyin" dedi muhammed. cam sakizi coban armagini, buda s e x yildizi armagini, ben aldim azizim utanmadim, vede yazdim, sen utaaaaan dur daha anladinmi. ömere birisi zehir ikram etmiş, oda bile bile yutmuş azzim, neden kapi gibi muhammedin hadisi var önünde, biliyor cünkü, ikramain iyisi kötüsüü haa ha ha. ve egeer bir hirsiziin sofrasina rastgeldinse, ve bilmiyorsan onun hirsiz oldugunu, hatta bilsen bile, sana ikram ede ede, caldigindan ikram edecekdir azizim, sen bu FIKHI bir daha gözden gecir baken, az calişmişsin dersine, uyanik bir tilki aslanin etrafinda dolaşirsa, hic katil olmadan, hazir öldürülmüş aslan artiklarini, katil siafatina girmeden yer beslenir, yani nemalanmak usta, kimin etrafindasin dikkat et, aslan payimi tilki payimi, kurt payimi, sen düşün, yoksa akbaba leşimi. nice lokma yiyen cibilliyatlar var, akbaba, leş yiyor leş, oda canli o´da ruh taşir, o nuda yaratan Allah, unutma hoş karşila bizide azizim hoş karşila
Birisi demişki
Sen gidersin , ben giderim, makam gider, ün gider; geriye hatırda bırakılan intiba kalır. Kaç gönül kazandıysan ,o kadar ağlayanın kalır.
O sebepledir ki , Gösterdiğin nezaket kadar itibarın, Kazandığın gönül kadar insanlığın vardır.

Katilmiyorum sana bazen kirdiklarin, bagirdiklarin, sövdüklerin, dövdüklerin, daha cok senindir, onlar birde kinli kişilerse seni asla unutmazlar, ve hep senindir onlar. sen unutsan bile onlar seni unutmazlar ha ha ha.


Dur orda her halin bir kehr werti, gecenin gündüzü, akin karasi vardir. sen daha bu ayetinkini bilememişsin hoca, isayi dogurtan kim, ve meryemin kocasi degil, babasi degil kim ,nikahlisi degil, ona bir ruh üfledi diyor, o zaman isa pic kurusumu lan, zina cocugumu anguuuut, isa nasil dogdu bilmeyen ahmak, zina nedir ne manadadir o ayeti anlamaz, ahmak hangi zina, kime göre zina, lan dangil, banami bu lafin, angut köpek, isa ruhullah diyonda o nasil dogdu bilmiyonmu dangil

EYYUBUN KARISINA YÜZ BUGDAY SAPI VURMASININ SEBEBI NE, KIM ÖGRETTi ONA BE ADAM, neden YÜZ? CÜNKÜ BiR ŞEYTAN VEYA ŞEYTAN ASKERi iLE ZiNA ETDiDE ONDAN BE ADAM, AMMA, Allah günahindan dönenleri sever, Allah Tevvabdir cünkü be azzim, senin onu yüz degnekle ödürmene isterse müsade etmez Eyyubun karisinda oldugu gibi yani.


Ey Ademoglu, Tuvalatte kabeye ve güneşe dogru, aya dogru dönmek günah. Yönünü Allah dogru tutulmayan yerlerin başinda gelir, bazende Allaha dogru dönmemek lazimmiş degilmi güzel kardeşim, bazi işerini kendin yap, hep Allahdan mucize bekleme azizim, bazilarinida yapan birilerine birak, onlar senin icin yapsinlar. Berbere o yüzden gideriz, herkes kendi kafasini traş edemez degilmi azizim , Allah onlardada tecelli eder zaten, sen bilmezsin sadaece, onlari icindede Allah oldugunu anladinmi güzel kardeşim

Biriside diyorki


Lan dangil kö p e k, apandist olunca kendini kendin mi ameliyat etcen, inşalah olursunda aman dokdur canim dokdur, bu tükürdügünü yalayip yutarsin, başkasindan meded umulurmu, umumulmazmi canli canli yaşarsin ahmak köpek, dah kendi başini traş edemezsin, bir berbere muhtacsin ahmak köpek, bebere birde para verirsin aman traş et diye.


ALLAH iLE ARAMIZDA ARACILAR OLURMU - ARACISIZ ALLAH BiLMEK OLURMU ? MEHMET HOCAYA ATFEN

Elektrik kablosunu pensesiz izolesiz tutta ben baken bir sana M.... Hoca, kizarmiş tavuk olacakmisin, yoksa aracisiz allah bilmek varmidir anlayacagiz, hadi gel birlikte televizyonda deneyelim, sen ciplak elektrik kablosu elinle tutacaksin, ben ise elekrik pensesi ile tutacan,bakalim oluyormu. Benim Pense Kullanmam Elektriogi elleyecek yüzümün olmadigindanmi yoksa akilli oldugumdanmi, ve senin pense kulanmaman senin yüzünün oldgundanmi a h ma k likdanmi, haydi herkesin önünde ölcelim. Sen Muhammedsiz Allahi kimden duyacakdin , gavurun birisi olurdun be adam, Allah ile aramizdaki araci degilmi muhammed onu bilmemizde , dün o idi, bu gün bazen sen, bazen ben, bazen o araci, O nu tam manasi ile bilemeyen bazilari icin degilmi.

Her yildiz bir baska yidizin cekimindedir Hz Adem müstesna, ibahimde ondan önceki peygamberin ümmetiydi zaten, o cünkü bir tohumdu, amma allah bugday tanesine harman, çam kozalagina orman saklamiş, ve ibrahimin icinden cikan ismail ve ishak ümmetinide, ibrahimin icine dürmüşde saklamiş, oda tek başina bir ümmetti, evet yanilgi degil bu, yalanda degil ,hakdir o söz, hem icde ümmet, hemde dişda bir ümmet.

O nun hürmetine yartildi da benim hürmetime yaratilmadimi peki, ya senin hürmetine yaratilmadimi, kosakaca güneş, dün yada bugün, bir senin icin, birde benim icin dogdu, yarinda öyle, mesela farzi mahal , manavgatta senin icin iki kilo mandaline yaratti Allah, peki kimin icin yaratildi bu alem, hadi sor bakalim kendine, onun icinmi, bunun icinmi, benim icinmi, senin icinmi, yoksa bizim icinmi.


Hz. Ali den sonrasi degişdi be usta, bizler görüpte sevenler olduk, artik görücü usulu ile görmeden evlilik bitti artik, cünkü Ali görmedigim Allaha tapman veya secde etmen dediydiya, unutunmu görmedigine tapmayanlar bile var artik


çay şekerli güzelki, Allah çayi şekere aşik etmiş, ve onu buluşturmak da bize kaliyor. Yine biber, domates, yumurta birbirine nede yakışıyor, ve seven sevenle birleşince, ne güzel menemen olur degilmi? o zaman sevdiklerinle beraber olunca, biraz senden birazda benden menemen oluruz be azzim, neden isa ümmeti isa nin yaninda olmasin. Biber, o tadi bilenlerin evinde, her bahar, her yaz menemen olurken, isa ümmeti mi sevipde garip kalacak, onlarin yaradani kim ki? onlara isa sevgisi koymuş, sana çay şeker aşkı, ban kahve aşkı koyan Allah, onlarada isa aşkı koymuş, sen cay aşkindan her sabah cay ile şekeri buluştururken, yüce yaradanmi isa ile ümmetini birleştiremeyecek ,dangil olmamak lazim be usta

Birisi diyorki :

ciblliyat diye bişey duydunmu sen azizim, at teper, güvercin ucar, ördek yüzer, eşşekde anirir, sen hangisini sorduydun ben unutum , ha ucaninimi? sen düşün kim ucuyor kim ucmuyor, miracda göklere ucan babanmiydi, muhammedmiydi, sevrdeki güvercinmiydi acaba, cibilli cbilliyat anladinmi azizim, güvercinden anirmasini beklemek tabiki ahmaklikdir.


Biriside diyorki Kulhu yasin okuyup kuran sevabi bagişlama Hurafesi cikdi, bagişliyackasan malindan bagişla , yazan ... E...

E...... tüm T..... mali emanet edildi yetmedi de, daha M.... elindekinidemi istiyorsunuz dan gil kö pek, evet istedi marklari dolarlari bozdurun dedi elindeki dövizleride aldi enayilerin elinden, şimdi sap gibi kaldi enayiler, bişey olsa rayic fiyattan bozduracaksiniz artik o dolari euroyu
mal bagişlamanin sevap oldugu şefat artircagi nerden cikdi be adam, öyle olsa agaclar ucar melek olurdu, o sizlerin yediginiz icdiginiz meyvalari, meyva sularini, agaclar hersene malindan bagişliyor, amma ne melek oldular nede zengin, nede altina su döküldü, belki su döken bile yok, e hani maldan vermek iyiydi, lan sen o meyvalari sattinda o paran oldu, zekat verecek paraya ulaşdin, peki agac ne oldu, kişin yaprak dökdü en fakir oldu. yine kuran okumak sevapmidira gelince Gülben ergen şarki okudu zengin oldu, demet akalin okudu zengin olduda, şarki bile adami zengin ederken, ve hatta dediki biri "bu şarki teyzeme gelsin, bu şarki amcama gelsin" dedi, radyodan amcada duydu, hem sevdi hem dinledi olduda, peki kuranmi okununca zengin etmedi, sevap olmadi lan, Gülben şarki okumakla vergi verecek zenginlige ulaşdimi? peki o zaman Allahin kitabi niye adami zengin etmesin dangil, niye ölünün ruhuna okunmasin, tabi olmaz memnuuu, ölüünün ruhuna şarap icelim oziman kuran okumayalim degilmi, sen söyle ölünün ruhunada yada sövelimmi, ne yapalim hangisi sevap oziman?

Mutmainne nefse zikirle cikilir konusuna gelince, ayette "kalpler ancak zikir ile doyar tatmin olur" demiyormu o zaman daha ne? hani zikir okumak, kuran okumak önemli degil, hatta ibadet bile degildi, sen kuranimi yalanliyon dangil, eger kalpler zikir ile doyuyorsa, o zaman mutmain nefis demek, doymuş nefis demekdir. Demekki mutmain nefs makamina cikmanin tek yoluda ancak kalbini doyurmakla mümkin, o da ancak zikirle. ve biz boşuna Raşidi Tarikini yolunu cizmedi, yani sebebi işde insanlar doymuş nefs makamina ulaşabilsin diye, ve ondaki zikirler uyduruk degil, bizatihi Rabbimizin ögrettigi zikirlerden müteşekkil, anlayan alir, bize yoldaş olur, dangiller anlamaz zaten, bizim öyle dangillerede ihtiyacvimiz yok zaten

Rabbim, Ahirzman ümmeti, Mehdi sevenlerine, Zikirin kiymetini bilmeyi nesip etsin
--oOo---



أَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! ''

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 30 Aralık 2016 Cuma

Original Kar © glan

Bu konuyu yazdır

  Tasavvuf Nedir? Dinde Vesile Varmidir? Mürşidi Kamil Kimdir?
Yazar: RasitTunca - 06-09-2022, 12:19 PM - Forum: Tasavvuf Bilgileri - Yorum Yok


Tasavvuf Nedir? Dinde Vesile Varmidir? Mürşidi Kamil Kimdir?

(Kar©glanin 15 Ocak 2016 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُواْ بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Sadakallahul Aziym Maide Suresi 35 ve 36. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn. İnnellezîne keferû lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu li yeftedû bihî min azâbi yevmil kıyâmeti mâ tukubbile minhum, ve lehum azâbun elîm.

Meali :

Ey âiman edenler Allah’a ulaşmaya yaklaşmaya vesileler arayin, Allah yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa eresiniz. Kâfir olanlar, yeryüzünde ne varsa hepsine, hattâ bir misli fazlasına sahip olsalar da, kıyâmet gününün azâbından kurtulmak için, hepsini verseler, gene makbule geçmez,ve onlara pek elemli bir azap vardır.

Sadakallahul Aziym Maide Suresi 35 ve 36. Ayetler

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

1450- وعنْ أَبي هُريرةَ رضي اللَّه عنهُ قال : قالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « إِنَّ للَّهِ تَعالى ملائِكَةً يَطُوفُونَ في الطُّرُق يَلْتَمِسُونَ أَهْلَ الذِّكْرِ ، فإِذا وَجدُوا قَوْماً يذكُرُونَ اللَّه عَزَّ وَجلَّ، تَـنَادَوْا : هَلُمُّوا إِلى حاجتِكُمْ ، فَيَحُفُّونَهم بِأَجْنِحَتِهم إِلى السَّمَاء الدُّنْيَا ، فَيَسأَلهُم رَبُّهُم ­ وَهُوَ أَعْلم ­ : ما يقولُ عِبَادِي ؟ قال : يَقُولُونَ : يُسبِّحُونَكَ وَيُكَبِّرونَكَ ، ويحْمَدُونَكَ ، ويُمَجِّدُونَكَ ، فيقولُ : هل رأَوْني ؟ فيقولون : لا واللَّهِ ما رأَوْكَ ، فَيَقُولُ : كَيْفَ لو رَأَوْني؟، قال : يقُولُون لو رَأَوْكَ كانُوا أَشَدَّ لكَ عِبادَةً ، وأَشَدَّ لكَ تمْجِيداً ، وأَكثرَ لكَ تَسْبِيحاً . فَيَقُولُ : فماذا يَسأَلُونَ ؟ قال : يَقُولونَ : يسأَلُونَكَ الجنَّةَ . قالَ : يقولُ : وَهل رَأَوْهَا ؟ قالَ : يَقُولُونَ : لا وَاللَّه ياربِّ مَا رأَوْهَا . قَالَ : يَقُولُ : فَكَيْفَ لو رَأَوْهَا ؟، قال: يَقُولُونَ : لو أَنَّهُم رأَوْها كَانُوا أَشَدَّ علَيْهَا حِرْصاً ، وَأَشَدَّ لهَا طَلَباً ، وَأَعْظَم فِيها رغْبة. قَالَ : فَمِمَّ يَتَعَوَّذُونَ ؟ قَالَ : يقولُون يَتعَوَّذُونَ مِنَ النَّارِ ، قال : فَيقُولُ : وهَل رَأَوْهَا ؟ قالَ: يقولونَ: لا واللَّهِ ما رأَوْهَا . فَيقُولُ : كَيْف لو رَأوْها ؟، قال : يقُولُون : لو رَأَوْهَا كانوا أَشَدَّ منها فِراراً ، وأَشَدَّ لها مَخَافَة . قَالَ : فيقُولُ : فَأُشْهدُكم أَنِّي قَد غَفَرْتُ لهم ، قَالَ : يقُولُ مَلَكٌ مِنَ الملائِكَةِ : فِيهم فُلانٌ لَيْس مِنهم ، إِنَّمَا جاءَ لِحاجَةٍ، قال : هُمُ الجُلَسَاءُ لا يَشْقَى بِهم جلِيسهُم » متفقٌ عليه .

وفي روايةٍ لمسلِمٍ عنْ أَبي هُريرةَ رضِي اللَّه عنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « إِنَّ للَّهِ مَلائِكَةً سَيَّارةً فُضًلاءَ يتَتَبَّعُونَ مجالِس الذِّكرِ ، فَإِذا وجدُوا مَجلِساً فِيهِ ذِكْرٌ ، قَعدُوا معهُم ، وحفَّ بعْضُهُم بعْضاً بِأَجْنِحَتِهِم حتَّى يَمْلأُوا ما بيْنَهُمْ وَبَيْنَ السَّماءِ الدُّنْيَا ، فَإِذا تَفَرَّقُوا عَرجُوا وصعِدوا إِلى السَّماءِ ، فَيسْأَلهُمُ اللَّهُ عَزَّ وجلَّ ­ وهُوَ أَعْلَمُ ­ : مِنْ أَيْنَ جِئْتُمْ ؟ فَيَقُولُون: جِئْنَا مِنْ عِندِ عِبادٍ لَكَ في الأَرْضِ : يُسبحُونَكَ، ويُكَبِّرُونَكَ ، وَيُهَلِّلُونَكَ ، وَيحْمَدُونَكَ ، وَيَسْأَلُونَكَ . قال : وماذا يسْأَلُوني ؟ قَالُوا : يَسْأَلُونَكَ جنَّتَكَ . قال : وهَلْ رَأَوْا جنَّتي ؟ قالُوا : لا ، أَيْ ربِّ : قال : فكَيْفَ لو رأَوْا جنَّتي ؟ قالُوا : ويسْتَجِيرُونَكَ قال : ومِمَّ يسْتَجِيرُوني ؟ قالوا : منْ نَارِكَ ياربِّ . قال : وَهَلْ رَأَوْا نَارِي ؟ قالوا : لا ، قال : فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْا نَارِي ؟، قالُوا : ويسْتَغْفِرونَكَ ، فيقول : قَدْ غفَرْتُ لهُمْ ، وأَعطَيْتُهُمْ ما سَأَلُوا ، وأَجرْتُهم مِمَّا اسْتَجارُوا . قال : فَيقُولونَ : ربِّ فيهمْ فُلانٌ عبْدٌ خَطَّاءٌ إِنَّمَا مَرَّ ، فَجلَس معهُمْ ، فيقول : ولهُ غفَرْتُ ، هُمْ القَوْمُ لا يَشْقَى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ


( Hadis-i Şerif , Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359 Müslim, Zikir 25. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 129)

1450. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ’nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cenâb-ı Hakk’ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine “Gelin! Aradıklarınız burada!” diye seslenirler ve o zikredenleri dünya semâsına varıncaya kadar kanatlarıyla çevirip kuşatırlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:

- “Kullarım ne diyor?” diye sorar. Melekler:

- Sübhânallah diyerek seni ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ediyorlar, Allâhü ekber diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin yüceliğini dile getiriyorlar, derler. Konuşma şöyle devam eder:

- “Peki onlar beni gördüler mi ki?”

- Hayır, vallahi seni görmediler.

- “Beni görselerdi ne yaparlardı?”

- Şayet seni görselerdi sana daha çok ibadet ederler, şânını daha fazla yüceltirler, ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha çok tenzih ederlerdi.

- “Kullarım benden ne istiyorlar?”

- Cennet istiyorlar.

- “Cenneti görmüşler mi?”

- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.

- “Ya cenneti görseler ne yaparlardı?”

- Şayet cenneti görselerdi onu büyük bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek için büyük gayret sarfederlerdi.

- Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”

- Cehennemden sığınıyorlar.

- “Peki cehennemi gördüler mi?”

- Hayır, vallahi onlar cehennemi görmediler.

- “Ya görseler ne yaparlardı?”

- Şayet cehennemi görselerdi ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.

Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:

- “Sizi şahit tutarak söylüyorum ki, ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur. Meleklerden biri:

- Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:

- “Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan kötü olmaz.”


( Hadis-i Şerif , Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359 Müslim, Zikir 25. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 129)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
(Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in tebasina (ona tabi olanlara) yeniden can ver . Daha önce İbrahim'e ve Tebasina verdigin gibi. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)

"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
(Allah'ım! Muhammed'i ve Tebasini (ona tabi olanlari) çoğalt. Daha önce İbrahimi ve tebasini (ona tabi olanlari) çoğalttığın gibi'. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)

Yolculugumuza başliyoruz :

Allah’u Teâlâ Hazretlerine vesile aramak, vesile edinmek yani tevessül ile ilgili özellikle münkirler tarafından birçok yazı kaleme alınıyor. Vesile edinmeyi, vesile edrek dua etmeyi, himmet istemeyi inkar ediyor ve şirk olarak kabul ediyorlar.
Fatiha Suresinde okuduğumuz “Ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım isteriz” ayeti kerimesini okuyarak “Hem Ancak Allah’tan yardım isterim diyorsun, hemde şeyhten yardım istiyorsun” diyorlar.

1404- وعنهُ رضي اللَّه عنْهُ قال : قالَ رَسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « لا تَجْعلُوا قَبْرِي عِيداً ، وَصلُّوا عَلَيَّ ، فَإنَّ صَلاتَكُمْ تَبْلُغُني حيْثُ كُنْتُمْ » رواهُ أبو داود بإسناد صحيح . 1404.

YineEbû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kabrimi bayram yeri haline çevirmeyiniz. Bana salâtü selâm getiriniz. Zira nerede olursanız olun sizin salâtü selâmınız bana ulaşır.”

( Ebû Dâvûd, Menâsik 97)

Burda kasededilen aynen hacerül esvedin önündeki, öpecen diye biribirini ezip, ittirip kakanlar gibi, kabrimide öyle hengame yerine cevirmeyin, zira sizin bana salavat getirmeniz, siz nerede olursaniz olun, bana ulaşir. cünkü Allahin melekleri vardir, onlar bana iletir dedi. ve bununda kaynagin baştaki hadisde gectigi gibi, yerüzünde gezip zikir arayan görevli melekler varmiş, nedir o melekler peki, işde ulvi ruhlar.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah size yardım edip rızık veriyorsa, bu, aranızdaki zayıflar sâyesinde değil midir?”

( Hadis-i Şerif , Buhârî, Cihâd 76 )

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Fakirleri kollayıp gözetiniz. Aranızdaki zayıflar sâyesinde Allah’dan yardım görüp ve rızıklandığınızdan şüpheniz olmasın.”

( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvûd, Cihâd 7)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah bu ümmete, aralarındaki zayıfların duası, ibadeti ve ihlâsı sebebiyle yardım etmektedir.”

( Hadis-i Şerif , Nesâî, Cihâd 4 )

Öyle Vesile aramak olmasaydı Allah’u Teâlâ Maide suresi 35 de: "Ey âiman edenler Allah’a ulaşmaya yaklaşmaya vesileler arayin" dermiydi.

Yine bazı inkarcılar bu ayeti kerime işlerine gelmediği için: “Bu vesileden maksat ibadetlerdir ve insanın amelleridir” demektedirler. Bakın Allah’u Teâlâ başka bir ayeti kerimesinde ne buyuruyor:
“De ki: “Onu bırakıp da ilâh diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.”(İsra 56)
“Onların yalvardıkları bu varlıklar, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.” (İsra 57)

Allaha Yaklaşmak icin Takva icin Vesile Aramak Nedir?

Bu konuya bizim tefsirimiz ise :
Ben mesala terzi olsam, ve elbise dikmek icin kumaş kesecegim, amma elbise dikebilmek icin, düzgün ve belli bir şekilde kesmem lazim. belki kenarindan yirtarsamda kesilir amma, benim onu bir ceket bir pantalon dikebilmek icin, belli bir şekil ve kalip üzre kesmem lazim. ve o yüzden düzgün kesmek icin, ne kullaniyorum? tabiki makas ve kalip, ve makassiz elimle olurmu bu iş? yine dikecen igne lazim iplik lazim, belki elimlede dikmeyecegim makina kullnacagim.
o zaman ne kadar vesile kullandim şu elbiseyi dikmek icin. sen aldin pazardan bir elbise giydin, amma o elbise sana gelesiye kadar ne kadar vesileler aracilar ve araclar onu elbise yapti. Hani Allah settar idi, Allah settardir yani örten giydiren ? deyince Evet settar örten bürüyen, giydirende Allah, amma Allah bu dünyada giyme işlemi cin, bu kadar vesileyi mecbur kildiysa!

Dikkkaaaaat : O zaman sende ciplak dur, bekle o zaman, Allah beni kendi gelsin giydirsin diye, cünkü Allah settardir de ve bekle dur ,gelipde seni bir giydiren olmadan, biri seni giydircekmi, ahmakligin lüzumu yok. Yine mesala köy kuyulari, yani serenli kuyudan su cekmek icin, serene zincire kovaya yahut tulumbali kuyudan su cekmek icin, tulumbaya ihtiyac var. Eger ben o vesileleri, yani yardimcilari kullanmazsam, her susadigimda, kuyuya inip, kuyudan direk icip, sonra kuyudan cikmam lazim gelmezmi. ve bütün köyün böyle kuyuya indigini cikdigni düşünebilirmisin. ve hadi sen indin icdin, kücük cocuklar nasil incekde icecek suyu, neymiş şeyh yokmuş vesile olamazsmiş, onlar kendini kurtarisnda başkalarini kurtarmaya kalsin diyen ahmaklar var.

Sana bu vaazimizin ulaşmasi icin, yine internete, bilgisayara, yada laptopa, yada tablete, yine elektrige, yine kullanma bilgisine, yine okuma yazmaya, yine göze, yine akila, onlarin aklin ve gözün elin kolun calişmasi icin, insan benzini yiyeceklere, o yiyecekleri ekip bicecek ciftciye, yine güneşe suya aya dünyaya,........... ihtiyacin var degilmi? hani vesile yokdu. Allahin kanunu yasasi bu, ahmak trottel .
Yani bir damla suyu vesilesiz aracisiz ve aracsiz icemezken, Allahin salih kullari nasil vesile olmasin.

Lan dangil angut ,peygambere iman etmen demek, zaten Allah ile araya peygamberin girmesi demek . eger peygambere iman etmzsen, imanin tam degil ,öyle olunca, Allah ile arana peygamber giriyorsa, bu dini sen peygamberden ögrendin ise, bir zamanlar insanlar o peygambere "sen kimsin biz senin peygamberligine inanmiyoruz" diyeneler vardi. yani O da, bu dini mübini, insanlara anlatmak icin, inandirabilmek icin neler cekdi. kuranin bir kitap nüshasi yok, öyle bir delil yok, peygamberin ben "ben peygamberin" demesine inandik. "bunlarda kuran ayetidir" dediklerinede kuran diye inanmadikmi zaten, ahmak adam. öyleyse, sen dini bile peygambersiz bilemezken, Allah dinini anlatmak icin bile peygamberlerini meleklerini, Cebraili vesile kildiysa, sen niye "Muhammedi ve Kurani ve Allah i" daha iyi anlamak icin vesile aramiyorsun. evet bircok şeyhin diyen mehdiyin diyne peygamberin diyen şarlatanlar var bu gün, amma hicbir zaman, görme duyusu alinmamiş akilli insan, siyah ile beyazi ayirt edecek kuvveden mahrum degildir, iyi ile kötüyü ayirt edecek bir firaset, her insana FITRATEN koyulmuşdur. o zaman kim gercek Allah adami, kim degil akilli bir insan, anlayabilir ancak kör cahiller bilemez, yani summun bukmun olmuş ahmaklar haric.

---oOo---

Allah da Vesile Kullanirmi?

Ve edebdendir ki: cocuk icin "benim degil yaradanin" denilir. Halbuki Allah, o cocugun dogmasi icin, beni vesile kildi ise, beni ona baba eylediyse, cocuk yeri gelir benim derim, amma ince düşününce yanliş anlamamalarin ve nazarin önüne gecmek icin işde: "benim degill yaradanin" deriz. yaradaninmi benimmi o cocuk? ben tohumu attim, ve benim dedim, halbuki onun yartilmasinda, benim ne kadar emegim var. yine annesinin cok emegi var dersek, anneside yedi icdi karninda cocuk büyüdü, o yedikleri icin bircok vesileler lazim degilmi. yine o zaman, Allah sünnetullahinda böyle vesileler kullaniyorsa, sana ne oluyorda ahmaklik edip, aracilari yardimcilari yok sayiyorsun . Bu ancak senin dangilligin, ve kurani yanliş anlamandir, o ayeti yalniş yerde misal gertiremendir, yani fatihadaki ayeti.

ve yukrdaki misaldeki terzi, "kumaşi ben kesdim" diyecekdir, halbuki omu kesdi, makasmi kesdi, yoksa makasinda, elinde, ayaginda, ve o kesen terzininde Rabbi olan Allahmi kesdi? evet ve Tasavvufa göre "la mevcuda illa hu " kurali geregi, Allahdan gayri bir varlik yok ise, makasdada Allah var, terzidede, elde ayakdada. öyleyse Allah kesdi, amma Allah o terzinin eli ile kesdi, o terzi ilse eli ile amma yine eli yerine makasla kesdi, oda bir vesile ve arac kulllandi, silsile halinde vesileler zinciri yani. ve onu vesile kildi, ve onunla o elbise ile bir adami setreyledi giydirdi . Hadi tohumu ekmede, bugdayi ekmede, bicmede, sana gökten hun insinde ye bakalim! işde böyle calişma gayret etme gökden incek diye birleri vercek diye bakarsan dünya etyopyanin durumu olur, ve sen öyle allah de dur calişam gayret etme, ve sana o zaman ancak dangillik yakişir.cünkü

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى


Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.

"İnsan için ancak çalıştığı vardır." NECM Suresi 39. ayet

Fenâ-fiş-şeyh -Fenâ-fir-resul - Fenâ-fillah

Allah ne buyurdu "insan icin ancak kazandigi vardir calişip cabaladigi, kazandigi vardir" ayetine ne mana vermek lazimdir.
ve Allaha yaklaşmak icin vesileler aramamiz lazimmiş, birinci vesile sidretil müntehaya kadar gidebilen, ilk insan muhammed, ve en yakin giden muhammed. ve birinci vesile muhammed, peki bizi muhammede kim yaklaştircak, işde onlar peygemberin sünnetelrini, ne icin ne sebeble yaptginin bir manasini bilen ve onlari ihya edip yaşayyip canli tutan alim insanlar ikinci vesile. ve onlari şeyh kabul etmek, ve onlarin yaptigini yapmak, işde bize muhammedi tanitir. ve muhammedden geriye bize kalan neydi "sünnet ve kuran ve onun ehli beyti yani onu en yakinen bilenler ve onlarin devam eden soyu" ve kuran ve sünneti yaşamak muhammedi bilmekdir. ve yani mesela, insan sevdiginin giydigi gibi giyme, sacini öyle kesdirme, öyle koku sürünme, öyle giyinme gibi sevdigi begendigi insani kendine örnek ve rehber edinme hali vardir veyani yeni yüzyül ifadesi il e onun fanlari olmak.ve Muhammedi rehber etcek olanda, onun yedigi gibi yiyip, giydigi gibi, veya onun neyi nasil yaptigini, ne icin öyle yaptigini bilerek yapanlar, onun takip etmiş funlaridir, ve öyle olunca
Fenâ-fiş-şeyh: demek, çayin icndeki şekerin, kariştrilinca kaybolmasi, fakat icince onun, yani çayın tadi olmasi gibidir. ve şeyhde fani olanda, sanki o gibi yürür, o gibi söyler, o gibi giyinir,... ve böylece "O= şeyh", "şeyhde=O" olmuş gibidir çay ile şeker biribirine karişmişdir, yani ayirt edilemez hale gelmişlerdir.
ve yine şeyh eger, gercek şeyh ise, o ise o yaptiklarini, muhammed yapti diye yaptigi icin, O şeyh dahi Fenâ-fir-resul:yani rasül çayında erimiş olan şeker gibidir, ve o muhammedi taklid etmekdedir. ve öyle olunca Rasulullah ise

Fenâ-fillah: makamindadir. Yani Allah da fanidir,yani her yaptigini, Allah öyle emrettigi icin yapandir. o yüzden Ebu Hureyre radiyallahu anh bir seferinde, peygamberin her hareketini yazinca muhammed: "yaz ya ebu hureyre, benden Allahin emrettigi dişinda bir fiil vuku bulmaz." dedi. yani

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى

Ve mâ yentıku anil hevâ. İn huve illâ vahyun yûhâ.

Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz. (O’nun söyledikleri), sadece O’na vahyolunan vahiydir.

NECM Suresi 3 ve 4. ayet


ve yine o veli olan Allah adamlari icin kuranda buyrulurki:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَلاَ يَخَافُونَ لَوْمَةَ لآئِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاء وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû men yertedde minkum an dînihî fe sevfe ye’tîllâhu bi kavmin yuhıbbuhum ve yuhıbbûnehû ezilletin alâl mu’minîne eizzetin alâl kâfirîn(kâfirîne), yucâhidûne fî sebîlillâhi ve lâ yehâfûne levmete lâim(lâimin) zâlike fadlullâhi yu’tîhi men yeşâu vallâhu vâsiun alîm

MAİDE Suresi 54. ayet

Diyanet İşleri meali

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

MAİDE Suresi 54. ayet

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ شَرَّ الدَّوَابَّ عِندَ اللّهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ

İnne şerred devâbbi indallâhis summul bukmullezîne lâ ya’kılûn.

Muhakkak ki Allâh indînde canlıların en şerrlisi, aklını kullanmayan (taklitle yaşayan) sağırlar ve dilsizlerdir (ahmaklardir).

ENFAL-22 ayet

TAKLiDi iMAN - TAHKiKi iMAN

bu ayetde, öyle sünneti kurani anlamak, taklid ile olmaz, taklid yapila yapila taklidi imandan tahkiki imana ulaşmak icindir. önce şeyh taklid edilir, sonra onunla muhammed taklid edilmiş olur ,onunla ise, Allahin kainata koydugu yasalara uyulmuş olunur. yani o zaman büyük kitap yaşanmiş olur. büyük kitapsa gecenki sohbetlerde dedigimiz gibi sünnetullahdir. Allahin sünnetdir Ve FITRATTIR yasalaridir.ve insan bu ayet ilede düşünmeye, ve o taklid ettiklerimizi, tahkike gecirmek icin, onlarin ne icin yapildigini düşünüp bilmeye sevkeder.
ve gül mevsimi gecince yapraklarini döker toprak olur. oysaki aklini kullanan bir insan, oniki ay gül koklamk istiyorsa, o gül gül, gül actigi mevsimde actigi gül yapraklarini toplar, ve onlarin yagini cikarirki, o öz ve yagi, cebine veya evinin bir köşesine koyunca, ne zaman cani gül koklamak isterse, cikarip acip koklar. yani öyle salak salak, gül acinca bakarsan ve yagini cikarmak gibi akillilik yapmazsan, o yaprak dökünce, bir daha gül koklamak icin, bir mevsim beklersin. ve muhammed bekaya göcdü, sen daha muhammed balindan tatmak icin, onun yeniden dogmasini bekliyorsan, yani cenneti beklersen yanilirsin, oysaki o tohum verdi hergün ayri bir demde, ayri bir yaratiliş ile yaratilmada, cünkü rabbim öyle buyuruyor.


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

Yes’ eluhu men fis semâvâti vel ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.

Göklerde ve yerde olanlar, O’ndan isterler (dilerler). O hergün (her an) bir şe’n (ayrı bir tecelli, yeni bir oluş) üzerindedir.

RAHMAN Suresi 29. ayet

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ أَرِنِي كَيْفَ تُحْيِي الْمَوْتَى قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِن قَالَ بَلَى وَلَكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِي قَالَ فَخُذْ أَرْبَعَةً مِّنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ إِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلَى كُلِّ جَبَلٍ مِّنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْتِينَكَ سَعْيًا وَاعْلَمْ أَنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ


Ve iz kâle ibrâhîmu rabbî erinî keyfe tuhyil mevtâ kâle e ve lem tu’min kâle belâ ve lâkin li yatmainne kalbî kâle fe huz erbeaten minet tayri fe surhunne ileyke summec’al alâ kulli cebelin minhunne cuz’en summed’uhunne ye’tîneke sa’yâ(sa’yen), va’lem ennallâhe azîzun hakîm

Diyanet İşleri: Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

BAKARA-260 ayet

Dagdan akip gelen irmaklar vardir,irmaklar nehirlere karişir, nehirler ise denizlere, denizler ise okyanuslara. yani dagdaki bir ölü kuş, o dagin suyuna karişinca, onun akip gelmesi o su ile olur, ucarak olmaz, ve gelirken ve geldigi irmakda, veya nehirde, veyada denizde, ordada olmazsa en son okyanusdan buhar olup yüze cikabilrse, sonrada yagmur olup, Allah onu dogacagi yeniden bitecegi yere rüzgari ile sevkeder, ve mikail aleyhisselam, rüzgarlari süre süre, o o kuşun suya karişip buharlaşip yagmnur olcak tanesini, incegi yere götürür. orda yagmur olur, topraga iner. ve orda ise. bitki olup bedenlere girip can olur. ve varmi bundan başka bir yol. hadi daga kuşu ezde at nasil geri gelcek ahmak, neden ez dedi, yani topraga suya kolayca karişmasi icin. ve eridi cürüdü toprak ve suya karişdi, ve böylece yeni yerine vasil oldu. orda ise bir bedene girip yeniden can buldu.amma bu can yeni bir kuş amma bir hayvan veyada insan.

---oOo---

HiNDULARIN iNEGE TAPMA SAPMASI

Allah inegi yaratmiş, ve Allah, inekdede tecelli ediyor. yine köpegi yaratmiş, köpekdede teceli ediyor, amma bunun icin , Allah, haşa inekdir olmaz. Allah, haşa köpekdir olmaz. Allah hepimizde tecelli ediyor amma, gel gelelim, ahmak hindu, işde bunu anlayamadigindan, Allah inekdede tecelli edince, onda tecelli ediyor degil, Allah, haşa huzur inekdir anlamiş, ve inege tapar olmuş. yani bir kücük nüans farki neleree mal oluyor yani.
Yani Allah her ne kadar inekde tecelli etsede, Allah , haşa inekdir olmaz, yahut insanda tecelli etsede, insan "halifeyi ruyu zemin" de olsa, insan haşa Allahdir olmaz veya Allah, haşa insandir da olmaz, "enel hak" yorumlamalarini, akillarin almadigi taraf, ve yanliş anlayanlar cok yani. cahil ve akilsizlari ahmaklari aklini kullanmayanlari kandirmak cok kolay, nitekim musa vakti akilsizlari, musa dagdan inesiye şeytan kandirip buzagiya tapdirmadimi?

PARAYA VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR

ve bugün neymiş F16 larimiz gece ucamiyormuş, ve bizim mühendisler, ona gece görüşü eklemişmiş. lan angut, kimi kandiriyorsunuz, nasrettin ne dedi "parayi veren düdügü calar" demedimi, sen iyi para verseydin iyi ucak alirdin, az para verip, ucuz ucak almiş ki, senin başindaki üc kagitcilar, işde böyle gece görüşü bile yok. yeni araba alanlar bilir, eger iyi para verirsen, camlari otamatik, direksiyon servolenk, bilmem halojen lambali, kapilar otamatik, daha bir cok extrasi olan arabada alabilirsin, yahut arabada takilcak yerler var amma, o cam otamatigi kapi otamatigi takilmamiş, ucuz arabada var. sen paradan haber ver, az paraya ucuz versiyon, iyi paraya en lüks versiyon, ve bunlar neymiş sanki Bu F16 larla bizi kaziklamişlar gibi lansediyorlar insanlara. cahili kandirmak kolay, gel bizide kandirda bakalim trottel beyinsiz dangalak. olabilir, bizimde bir tarafmiz belki kör sagir kalabilir, ama işde Allah o yüzden

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ شَرَّ الدَّوَابَّ عِندَ اللّهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ

İnne şerred devâbbi indallâhis summul bukmullezîne lâ ya’kılû


Muhakkak ki Allâh indînde canlıların en şerrlisi, Ahmaklardir yani aklını kullanmayan (taklitle yaşayan) sağırlar ve dilsizlerdir. veya ahmaklardir demiyormu.

ENFAL-22 ayet

TASAVVUF VE MÜRŞiDi KAMiL

işde gecenki vaazda nefsi kamile den bahsettik ve gelelim "mürşidi kamil" e yani kamil ve kamile fark nerede dişi ve erkek ve nefsin isimleri hep dişi isim raziye marziye buraya gelince hem dişi hem erkek yani hem kamil hem kamile var daha önce "nefsi raziye" ve "RIZA" makami var yani işde
insan ya içe dogru erer, bedenden içeri doğru seyri süluk edip, ice dogru erer ve dişi olur ve dogacak yeni versiyonu dişi yani kiz cocuk olarak dogar. yahutda, dişa dogru hareket edip, kainati okur fizik der tabiat ana der darwin der bilmem ne der ve dişa dogru okur büyük kitabi ve er olarak dogar, erkek cocuk olur onun yeni versioyonuda. yahutda öyle kamil kimseler vardirki, onlar hem ice, hemde dişa dogru gidebilir, istedigi zaman, ve ister oglan, ister kiz olarak dogabilirler. yani ya zekerli cikinilti, yada rahimli cukurlu dibe dogru. ve hal böyle olunca dibe dogru günahlari terketmek ile, ve dişa dogru kainatin dişin dogru ise güneşden ve muhammden dinden uzaklaşarak, yani günah işleyrek ilerler,son sinuir aşilirsa Allah muahafaza, ve en son kafir karanligi, ve zulumet ve kara kiş olurlar.
Tasavvuf işde bu içe veya dışa doğru yolculuğu talim eden din ilmidir.

ve mehdi aleyhisselam, hem ileriye dogru, hemde yakina dogru, sınırdır. yani geri döndüren gökdür. o yüzden rabbim, onun askerlerini ondan öteye gecmekden muhafaza eylesin. yoksa ondan ötede kaybolursunuz. gece 21 aralikdan daha ileri gidip, hep gece olursa, artik gündüzün hakkina tecavüz etmiş olur. yani en uzun gündüzde 1/3 yani en az sekiz saat gece,veya en uzun gecede 8 saat gündüz kalmak zorundadir bu allahin dünamiza koydugu büy<ük kitaptaki yasasidri sünnetullahidir. ve kadin ve erkeklikde, en az 7,65 tabancalidir, oda iki şarjör ile en az "merkür yani 13,316" veya "14 lü venüs" veya "7,65+7,65 =15,25cm, dünya" veya "mars 16" veya "17 li ramazan davulcusu" ....


Rabbim, mehdi cemaatine, ileriyede geriyede doğru, sınırı aşmamayı nasip etsin.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne, Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 15 Ocak 2016 Cuma

Original Kar © glan

Bu konuyu yazdır